Gül ün türbe ziyareti olayları
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Hindistan ziyaretinin ilk gününde Başkent Yeni Delhi’deki tarihi mekanları ziyaret etti. İlk olarak Hümayun Türbesi’ni gezen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşine, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve eşi Şeyma Akdağ ile Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım da eşlik etti. Delhi’nin Güneyinde yer alan ve UNESCO’nun dünya mirası listesinde yer alan türbe hakkında bilgi alan Gül çifti, türbenin bulunduğu yapının önünde hatıra fotoğrafı çektirdi. Türbenin bahçesinde bulunan yaşlı bir ağaç, Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler türbe ziyaretini yaparken devrildi.
CUMHURBAŞKANI GÜL TERCÜME ETTİ
Cumhurbaşkanı Gül ve beraberindekiler ardından Kutb Minaresi’ni ziyaret etti ve yetkililerden bilgi aldı. Minareden oldukça etkilen Cumhurbaşkanı Gül, eşi Hayrunnisa Gül’e minare hakkında bizzat bilgi verdi. Minare üzerinde bulunan bazı Arapça yazıları okumak için de Devlet Bakanı Mehmet Aydın devreye girdi.
Etiketler: gül türbeye gitti, gül ün türbe ziyaretinde ağaç devrildi, gül ün türbeleriKesk: şeytan 4c
Evren, sendika genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, yarın başlayacak ve 3 gün sürecek çalıştaya katılarak temel görüşlerini ifade etmek istediklerini ancak programı oluşturulurken, AK Parti temsilcileri ve bürokrasiye yoğun şekilde yer verildiğini gördüklerini belirtti.
Çalıştaya emekçilerin son derece sınırlı temsilciyle katılımının amaçlandığını savunan Evren, bunun kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Yapılacak çalıştayın “Ankara’da yandaş bir konfederasyon tarafından düzenlenen Uluslararası Demokrasi Kongresi’nin devamı niteliğinde olacağını” ileri süren Evren, “TEKEL işçilerine reva görülen zulüm ve çalışma yaşamındaki anti demokratik uygulamaların yoğunlaştığı bir süreçte AKP, bu çalıştay ile sempati toplamak istemektedir. Konfederasyonumuz, gerek daha önceki çalıştayların sonuçları gerek AKP’nin TEKEL işçilerine yönelik olmak üzere emek karşıtı politikaları gerekse de programı hazırlanırken izlenen tek yanlı yaklaşım nedeniyle yapılacak çalıştaya katılmayacaktır” diye konuştu.
Devlet Bakanı Yazıcı ne demişti?
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Evren, Devlet Bakanı Hayati Yazıcı’nın, TEKEL işçilerinin eylemiyle ilgili “Biz çalışmalara başladığımız dönemde, araya provokatörler girdi. İşe şeytan karıştı. PKK‘lısı da dahil, bu işe fitne sokmaya başladı” şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, bu açıklamaların gerçeği yansıtmadığını söyledi.
Sami Evren, “Orada haklı ve meşru bir eylem sürüyor. Bu eylem sürerken Sayın Bakan’ın 54. gün mü aklına gelmiş eylemin önünde, arkasında ne olduğu? Böyle bir değerlendirme doğru değildir. ‘Eyleme şeytan karışmıştır’ diyor. Biz şeytanı biliyoruz, şeytan 4/c… 4/c ortadan kalkarsa zaten sorun çözülecektir. Sayın Bakan’ın konuşmalarına dikkat etmesi gerektiğine inanıyorum” dedi.
Bir başka soru üzerine Evren, çalıştayda 220′ye yakın katılımcı bulunduğunu belirterek, “Katılımcıların yalnızca 22’si emek örgütlerine mensup ki Memur-Sen’i ne kadar emek örgütü sayarsınız bilmiyorum” diye konuştu.
Çalıştaya MİT ve emniyet yetkililerinin de katıldığının belirtilmesi üzerine Evren, kamu emekçilerinin mücadelesinin kamu görevlileri ile yürütülmesi gerektiğini ifade ederek, “tüm devlet erkanıyla bu konuyu konuşmayı doğru bulmadıklarını” söyledi.
Sami Evren, TEKEL işçileriyle ilgili yeni eylem planlarının sorulması üzerine, konfederasyonların 4 Şubattakinden daha etkin bir mücadeleyi ortaya koymaları gerektiğini kaydetti
Etiketler: 4c bitmek bilmedi, 4c davalarıCHP liler yemeğe katılmadılar
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin’in meclis başkanvekilleri ve grup başkanvekilleri ile yaptığı toplantıya CHP grubundan katılım olmadı. CHP’li Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu da toplantıya katılmazken, Şahin “Kendi takdirleridir, gerekçelerini kendileri açıklayacaklardır” dedi.
Şahin, geçtiğimiz hafta Çalışma Bakanı Ömer Dinçer hakkındaki gensoru görüşmeleri sırasında mecliste yaşanan kavganın ardından, bugün meclis başkanvekilleri ve mecliste grubu bulunan siyasi partilerin grup başkanvekilleri ile bir araya geldi. CHP grup başkanvekilleri son anda toplantıya katılmayacaklarını bildirdiler. Çankaya’daki Osman Sabit Avcı Sosyal Tesislerinde gerçekleşen toplantıya gelişinde gazetecilerin sorularını cevaplayan Şahin, CHP Grup Başkanvekillerinin toplantıya neden katılmadıklarının sorulması üzerine, “Sayın Anadol beni aradı, gelemeyeceklerini iletti. Kendi takdirleridir. Ama birlikte olsaydık, aynı sofrayı paylaşsaydık çok mutlu olurduk. Gerekçelerini kendileri açıklayacaklardır” dedi. Şahin, ‘CHP’nin protestosu mu?’ sorusuna, “Sayın Anadol böyle bir cümle kullanmadı. Gerekçelerinin benimle ilgili olmadığını söylediler’ karşılığını verdi.
TEKEL işçilerinin randevu talebinde bulunup bulunmadığı sorusu üzerine Şahin, henüz kendisine bir talep ulaşmadığını söyledi. Böyle bir randevu talebi geldiğinde, değerlendireceğini kaydeden Şahin, “Müsait bir gün ve saatte kendileriyle görüşmeyi arzu ederim. Önemli bir sivil toplum örgütümüzdür. Geçmişte, bakan olduğum dönemde kendileriyle birlikte çalıştık. Memnuniyetle kendileriyle görüşürüz” diye konuştu. ‘Güldal Mumcu toplantıya katılacak mı?’ sorusuna ise Şahin, şunları söyledi:
“Buraya davet ettiğim grup başkanvekili, meclis başkanvekili arkadaşlarımı bizzat ben aradım ve davet ettim. Hepsi memnuniyetle karşıladılar, sadece CHP grup başkanvekilleri son anda katılamayacaklarını ifade ettiler.”
CHP NEDEN KATILMADI?
CHP Grup Başkanvekili Kemal Anadol, HABERTÜRK TV’de ‘13 Ajansı’nda Pelin Çift’in sorularını yanıtladı. Anadol, CHP’lilerin ‘Barış Yemeği’ne neden katılmadığını şöyle anlattı:
“Bu kavgada CHP’liler taraf olmadı. CHP’li milletvekilleri bu kavgada yok. Bu kavgada MHP sıralarına hücum eden AK Partililer var ve MHP’liler var.
Olay zaten magazinleşti. Bu kadar büyük bir kargaşa içinde sorun çözülür mü? Bir yemek düzenleniyor. Toplum TBMM’den sorunların çözümünü bekliyor.
Ama Meclis polemiğin içine girmiştir. Şimdi de bu polemiğin ortasında, magazinsel bir yemek düzenleniyor. Adı da ‘Barış yemeği’. Harp halinde miyiz?
Adı bile uygun değil. Biz sağlam çözüm yolları bulunacağına inanmadığımız için bu yemeğe katılmıyoru
Avşar kızı hastanede
Uludağ’da snowboard öğrenirken düşerek sağ bacağını kıran Hülya Avşar, dün gece Bursa Acıbadem Hastanesi doktorlarından Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doçent Doktor Nadir Şener ve ekibi tarafından ameliyat edildi. Doktor Şener, “Avşar koltuk değnekleri ile yürümeye başlamış ve moralinin de gayet yerinde olduğu gözlemlenmiştir. Hastamız birkaç gün daha hastanemizde takip edilecektir” dedi. Avşar’ı ziyaret eden televizyoncu Acun Ilıcalı, “Hülya’ya nazar değdi” diye konuştu. Avşar, twitter’dan bir teşekkür mesajı yayınladı.
Kızı Zehra, ile birlikte tatilini geçirdiği Uludağ’da Grand Yazıcı Otel pistinde dün snowboard dersi sırasında düşerek sağ bacağını kıran Hülya Avşar, ambulans ile Bursa Acıbadem Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Buradaki ilk müdahalenin ardından Avşar kızı Bursa Acıbadem Hastanesi doktorlarından Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doçent Doktor Nadir Şener ve ekibi tarafından ameliyat edildi.
DOKTOR ŞENER: MORALİ GAYET İYİ
Ameliyatı gerçekleştiren Doç. Dr. Nadir Şener “Yapılan tetkiklerde Avşar’ın sağ baldırındaki iki kemiğinde kırık tespit edilmiştir (tibia ve fibula kırıkları). Avşar aynı gece ameliyata alınmış (intramedüller çivi ameliyatı), ameliyat başarılı geçmiştir. Pazar günü itibarıyla genel durumu ve sağlığı iyi olan Avşar, koltuk değnekleriyle yürümeye başlamış ve moralinin de gayet yerinde olduğu gözlemlenmiştir. Hastamız birkaç gün daha hastanemizde takip edilecektir. Kaynama süresi kırıktan kırığa değişmekle beraber bu tip kırıklarda ortalama 3 ay kadar sürmektedir. Bu kırık, uzun vadede hastamızın spor hayatını etkilemeyecektir” diye konuştu.
ILICALI: NAZAR DEĞDİ
Hülya Avşar’ı “Yetenek Sizsiniz” yarışmasının yapımcısı ve jüri üyesi Acun Ilıcalı ziyaret etti. Hastane çıkışı gazetecilerle kısa bir sohbet gerçekleştiren Ilıcalı, Hülya Avşar’a nazar değdiğini söyleyerek, “Sağlık önemli bir konu. 10 dakika yanında kaldım. Kayak zaten tehlikeli bir spor. Ben de tehlikeyi severim. Ama kayak gibi sporlarda dikkatli olmak gerek. Bu akşam canlı yayınımız var. Hülya, yayına ara ara buradan katılacak” diye konuştu. Ilıcalı daha sonra aracıyla hastaneden ayrılarak İstanbul’a döndü.
HELİN AVŞAR REFAKAT EDİYOR
Hülya Avşar’ın kızı Zehra da, bugün sabah saatlerinde İstanbul’a dönerken Hülya Avşar’a kız kardeşi Helin Avşar refakat ediyor. Telefonla geçmiş olsun dileklerini kabul eden Avşar’ın bir süre daha hastanede tutulacağı öğrenildi.
TWITTER’DAN TEŞEKKÜR MESAJI YAYINLADI
Hülya Avşar, twitter’dan hayranlarına “Bütün geçmis olsun mesaj ve dileklerinize çok teşekkür ederim. Ameliyat gayet başarılı geçti, en kısa sürede İstanbul’da olacağım. Sevgiler…” şeklinde mesaj yayınladı
Etiketler: hülya avşar düştü, hülya avşar hastanede, hülya avşar sakatlandıArtık bedava konuşulcak
Türksat, Türk Telekom’un televizyon yayıncılığında rakip olması üzerine telefon hizmeti vermek için çalışma başlattı. VOIP olarak bilinen internet üzerinden telefon hizmeti teknolojisini kullanmaya hazırlanan Türksat’ın, aboneleri arasında ücretsiz görüşme imkanı sunmayı planladığı öğrenildi. 21 şehirde 2 milyondan fazla Kablo TV abonesi bulunan Türksat, telefon hizmeti vermeye başladığında Türk Telekom’un en büyük rakibi olacak.
İnternette rekabet sürüyor
Türk Telekom ile Türksat’ın rekabet ettiği tek alan televizyon yayıncılığı değil. Türksat, Türkiye’deki yaklaşık 6.5 milyon internet abonesinin yüzde 90′ını elinde bulunduran Türk Telekom’un şirketi TTNet’in de rakibi. Türksat son dönemde başlattığı kampanya ile hem televizyon yayını hem de internet hizmetini bir paket olarak sundu. Kurulum ücreti alınmayan ve modem hediye edilen kampanya ile sabit telefon zorunluluğu da yok
Etiketler: bedava konuşmak, bedavaya kanuşuluyor, telekomdan bedava konuşulcakAnkara broşür ve kartvizit dağıtımı
Ankara da yıllardır broşür dağıtımı konusunda profesyonel ekibimizle hizmet vermeteyiz.Bir çok firma ile birlikte çalıştık ve hizmetimizi kusursuz olarak sunduk.Yıllardır birlikte devamlı olarak çalıştığımız firmalarda mevcutdur.
Kartvizit ve broşürlerinizi profesyonelce dagıtımını yapmaktayız.Direk halka dagıtım ve binaların posta kutularını hedefleyerek ekibimize dagıtım yaptırabilirsiniz.Ayrıca dağıtım yaptıgımız firmaya detaylı bir listede vermekteyiz.Bu listenin adına ‘güven listesi’ demekteyiz. Güven listesi gün içinde gidilen dagıtım yapılan binaların numaraları ve dagıtım yapan elemanlarım dagıtım anında onları denetleyen dağıtım şefimiz tarafından çekilmiş fotoğraflarıda içerisinde barındırmaktadır.
İletişim bilgilerimi:
Tel: 0312 396 79 57
Cep: 0554 430 93 53


Ankara broşür dagıtım , ankara da broşür dağıtımı bizim işimiz.
Tel: 0312 396 79 57
Cep: 0554 430 93 53
Etiketler: ankara broşür dagıtan eleman, ankara kagıt dağıtımı, ankara kart dagıtımı yapan eleman, ankarada reklamımızı yapacak elamanİMF ile gerginlik bitmiyor
2007’den bu yana Türkiye ile IMF arasında 4. madde görüşmeleri yapılmıyor. “Ya bir programa başlayalım ya da diğer ülkeler gibi madde 4’ün işleyişini uygulayalım” diyen IMF’de verilerin paylaşılmaması nedeniyle rahatsızlık yaşanıyor
Uzun süredir IMF ile ‘Anlaşma olacak mı olmayacak mı?’ tartışmaları yapılırken, Türkiye’nin bu görüşmeleri gerekçe göstererek IMF ile normal ülke statüsündeki görevlerini de yerine getirmediği ortaya çıktı.
IMF Başkanı Dominique Strauss-Kahn Davos’ta yaptığı bir açıklamada, “Türkiye ile çok uzun süredir 4. madde uygulaması yapmadık. Ya programa başlayacağız ya da madde 4’ün normal işleyişini diğer ülkelere olduğu gibi uygulayacağız” demişti.
IMF ana sözleşmesi gereğince tüm üye ülkelerle düzenli aralıklarla (genellikle yılda bir kez) madde 4 görüşmeleri yapılıyor. Bu görüşmelerde ülkelerin orta ve uzun vadeli ekonomi politikaları değerlendiriliyor.
Türkiye uzun süredir, stand-by görüşmelerini öne sürerek 4. madde görüşmelerini yapmıyor. Ancak stand-by anlaşması da imzalanmıyor. Dolayısıyla üye ülke statüsündeki Türkiye’nin 4. madde görüşmeleri de bir şekilde askıya alınmış vaziyette. Bu durum Türkiye’nin uzunca süredir ekonomik verilerini uluslararası platformda paylaşmadığı anlamına geliyor.
Bir IMF uzmanı Türkiye ile kurum arasındaki 4. madde gerginliğini şu cümlelerle özetledi:
“IMF yönetimine düzenli olarak hangi ülkelerle madde 4 görüşmesi yapıldığı, hangisi ile yapılmadığı iletilir. Üye ülke ile neden madde 4 görüşmesinin yapılmadığının gerekçesi de sunulur. Bugüne kadar bu gerekçe olarak stand-by görüşmelerinin devam etmesi gösterildi. Ancak bu görüşmelerin uzaması ve ne olacağı konusundaki belirsizlik rahatsızlık yaratmış olabilir. Fon yönetimi eğer anlaşma olmayacaksa madde 4 görüşmelerinin yapılmasını istemiş olabilir.”
Bankacıların yarısı anlaşma beklemiyor
REUTERS bankacılar arasında ‘IMF anlaşması sizce olacak mı olmayacak mı?’ anketi yaptı. Ankete katılan 134 bankacının 67’si IMF’siz yola devam edileceğini düşünüyor. IMF ile anlaşma bekleyen 67 kişi ise gelecek kaynağın 20 milyar dolar olacağını öngörüyor. Ağırlıklı olarak bankaların Hazine ve araştırma birimlerinde çalışan bankacıların yanıtladığı ankette, katılımcıların 67’si IMF ile bir anlaşma yapılmasını bekliyor. Bunların olası sağlanacak kaynak tutarına ilişkin beklentilerinin medyanı ise 20 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Ankette kaynak beklentileri 6 milyar dolar ile 40 milyar dolar arasında değişiyor.
IMF ile görüşmelerin olumlu sonuçlanacağını ifade eden bankacıların anlaşmanın tarihe ilişkin beklentileri Şubat ayının ikinci haftasından 2011 yılına kadar geniş bir dönemi kapsıyor. Buna göre, anlaşmanın olacağını düşünen 67 bankacıdan 21’i ilk çeyrekte, 23’ü ikinci çeyrekte, 17’si üçüncü çeyrekte, 4’ü son çeyrekte, 2’si ise 2011’de bir anlaşma yapılacağı yönünde görüş bildirdi.
Piyasalar, hükümet yetkililerinin Mayıs 2008’den bugüne yaptığı açıklamalarla “kısa sürede anlaşma” ihtimalini defalarca fiyatlara yansıtmıştı
Etiketler: imf de olay, imf gerginliği, imf olaylarıMag ryan izdihamı defileyi gölgelemedi
Çok özellikli kumaşlar, yaratıcı iç detaylar, piliseler ve hem geleneksel hem de yeni formları birleştiren tasarımlar… Tüm bu detaylar modacı Arzu Kaprol’ün tarzını ve koleksiyonlarını özetliyor. Tasarımlarında yaşadığı şehir İstanbul’dan ve ilhamını Osmanlı’dan aldığı detaylara yer vermeye özen gösteren Kaprol, sadece özel koleksiyonlarıyla değil pek çok kurum için tasarladığı kıyafetlerle de dikkat çekiyor. Ünlü modacının Türk Telekom çalışanları için hazırladığı koleksiyon da bunun son örneği… Kaprol, 25 bin çalışanı bulunan Türk Telekom için gururla üzerlerinde taşıyacakları modern tasarımlar hazırladığını anlatıyor. İstanbul Fashion Week (İFW) 2010’un açılış defilesinde Spirit-Sonsuzluğa Uzanan Ruhlar adını verdiği 2010-2011 sonbahar-kış koleksiyonunu da sergileyen Kaprol ile yeni sezonu, moda haftasını ve Türk Telekom çalışanlarının kıyafet tasarımlarını konuştuk.
LEKE TUTMAYAN KIYAFETLER
Türk Telekom için hazırladığı koleksiyonun altı aylık yoğun bir çalışmanın sonunda tamamlandığını söyleyen Kaprol, bu fikrin nasıl ortaya çıktığını ve hazırlık çalışmalarını şöyle anlatıyor: “Türk Telekom, çalışanlarının ihtiyaçlarının tam olarak karşılayan ve giymekten gurur duyacağı kıyafetler tasarlatmak istemiş. Bunun için benimle görüştüler. Önce taslak tasarımlarımı kendileriyle paylaştım, ardından çalışmaya başladık. Kıyafetleri, çalışanların neye ihtiyacı olduğunu birebir gözlemleyerek, onların görüşlerini alarak ve yoğun performanslarını göz önünde bulundurarak tasarladım. Tulumdan gömleğe, takım elbiseden ayakkabıya toplam 27 parçalık set hazırladık. Bu kıyafetler için 320 bin metrekareden fazla kumaş ile iş ayakkabıları ve botlar için beş bin metrekareden fazla deri kullanıldı.” Endüstriyel tasarımlarda yenilik yaratmanın zor olduğu kadar heyecan verici de olduğunu söyleyen Kaprol “Çalışanların gururla giyeceği, modern ve geleceğe dair tasarımlar oluşturmaya çalıştım. Teknolojik tekstiller de bu projede önemli bir rol üstlendi. Gömlek ve tişörtlerde ter kokusu giderici, antibakteriyel, leke tutmayan, nemi ve teri hızla dışarı atan, çabuk kuruyan ürünler kullanıldı” diyor.
KURUÇEŞME’YE KARŞI TASARIM
İFW’de sergilediği Spirit-Sonsuzluğa Uzanan Ruhlar koleksiyonunun tasarımını Kuruçeşme’de dünyanın en güzel manzarasına bakarak tasarladığını söyleyen Kaprol şöyle devam ediyor: “Bizi çevreleyen her şeyin ne muazzam bir kurgu ve içerikle tasarlandığını düşünüyorum. Böylece hem şükretmek hem kendi yaratıcılığımla yarışmak, keşfetmek ve farkında olmak için bu koleksiyonu hazırladım. Her yeni koleksiyon kendimle yeni bir yarış ve bir keşif benim için. Defilede Mercan Dede’nin hazırladığı bir müzik kullanıldı. Biraz yaşama, arınmaya, kendine dönmeye, savaşmaya, hayatta kalmaya ve devam etmeye dair bir içerik var.” Yeni sezon için ise organik, çok katmanlı, çok sade ama varlığını iddiayla ortaya koyan çarpıcı bir koleksiyon hazırladığını belirten Kaprol kısa ceketler, formlu elbiseler, iddialı detaylar, triko ve bluzların koleksiyonunu bütünlediğini söylüyor.
Astarında Osmanlı saklı
Koleksiyonlarında her zaman çok özellikli kumaşlar, yaratıcı iç detaylar ve mutlaka pilise kullandığını söyleyen Kaprol tasarımlarını farklı kılan detayları ise şöyle anlatıyor: “Tasarımlarımda doğup geliştiğim dünyanın izlerini mutlaka taşıyorum. İfade dilim tam olarak ‘Ottoman-Meets Modern’. Bunu şöyle açıklayabilirim: Son derece aktif ve aynı zamanda kaotik bir metropol hayatımız var. Folklor kıyafetleri dışında geleneksel giyimi bilmiyoruz. Kıyafetlerimizde ise nerdeyse hiç yok. Bu çıkış noktasıyla tasarımlarımın dış görünüşlerinde global bir stil olsun, dünyanın herhangi bir yerindeki bir kadının giyebileceği formda yenilikçi olsun, ancak aynı benim içimde köklerimde geçmişimde olduğu gibi kıyafetlerin içinden de Osmanlı’ya ait detaylar çıksın istiyorum. Bu bir baskı, astar ya da nakışta olabilir. Ama temelde görünmeyen ve gösterilmeyen yerlerinde Osmanlı detayları olmasını doğru buluyorum. Bunu yaparken de artık hayatımızın bir parçası olan teknolojiyi kullanıyorum. Aslında bu İstanbul’u yansıtan bir bakış açısı. Hem modern hem çok kültürlü hem geçmiş hem gelecek.”

Yalın bir tarzı var
İFW’nin onur konuğu Hollywood yıldızı Meg Ryan’dı. 100 bin dolara Türkiye’ye gelen Ryan önce Devlet Bakanı Zafer Çağlayan’ın da bulunduğu resmi açılış törenine katıldı. Düzenlenen törenin ardından Ryan yoğun ilgi nedeniyle rahatsız olduğunu söyleyerek fuar alanını terk etti. Arzu Kaprol, törende giydiği siyah uzun kıyafeti ve postallarıyla dikkat çeken ünlü oyuncunun yalın, sofistike ve kendinden emin bir tarzının olduğunu söylüyor.
Etiketler: arzu kaprol defilesi, leke tutmayan kıyafetlerGoogle un ipad i gpad
Şimdi de yeni Google Chrome işletim sistemine sahip, PC tabanlı, İpad benzeri, sanırız Gpad adında bir tablet bilgisayar üzerinde uğraşıyor.
Google’ın Chrome OS tasarımcılarından biri olan Glen Murphy kullanıcılara aşağıda izleyeceğiniz videoyu gönderdi. Chrome Projeleri Web Sitesinde, bu arabirim tabletin nasıl olması gerektiğini, 5 ve 10 inç tabletler önerdiğini söylüyor. Google’un HTC ile görüşmelerinde uygun bir Tablet PC için de anlaştığı söyleniyor
Boradaki dünkü düşüşün sebebi
Yunanistan’ın ardından Portekiz ve İspanya’nın da yüksek tutardaki borçlarını ödeyemeyeceğine ilişkin kaygılar son iki gündedünya piyasalarına damgasını vurdu.
Konuyla ilgili Radikal Gazetesi’nde yer alan haber aşağıdadır:
Yunanistan vurdu, Portekiz ile İspanya salladı, dünya diken üstünde
Yunanistan’ın ardından Portekiz ve İspanya’nın da yüksek tutardaki borçlarını
ödeyemeyeceğine ilişkin kaygılar son iki günde dünya piyasalarına damgasını
vurdu. Global borsalarda yüzde 2′leri aşan düşüşler yaşanırken, İMKB ise yüzde
3.76 değer kaybetti. Paritenin de desteğiyle dolar 1.5240 TL’ye fırladı
Avrupa ekonomilerine ilişkin kaygılar dünya mali piyasalarında iki gündür
şiddetli satışlara neden oldu. Yunanistan’ın yüksek borçluluğu yüzünden son
aylarda zaten diken üzerinde bulunan global piyasalar sıranın Portekiz ve
ardından yine yüksek borçluluğu nedeniyle dikkatleri üzerine çeken İspanya’ya
geleceği ve bu ülkelerin borç krizi yaşayacağı kaygısıyla sarsıldı. Global
yatırımcıların bu belirsiz ortamda hisse senedinden kaçmaya başlaması üzerinde
borsalarda sert kayıplar gözlenirken, para son gelişmeler yüzünden güvenli liman
olarak gördüğü dolara yönelimi bu para birimini avro karşısında dokuz ayın en
yüksek seviyesine çıkarttı.
Borsalar yerle bir oldu
Önceki gün başlayan bu eğilimle başlayan satış yağmuru dün de devam etti. Avrupa
ve ABD’li büyük borsalarda endeksler yüzde 2’lere varan kayıplar yaşarken,
Türkiye’de bu satış dalgasından nasibini aldı. Türkiye’de yabancı yatırımcıların
son bir haftada 1 milyar doların üzerinde dolar alarak ülkeden çıkış yapması
dikkat çekti. Yabancıların başı çektiği satışların etkisiyle bir önceki gün
yüzde 2.9 değer kaybına uğrayan İMKB dün de yüzde 3,76’lık kayıpla günü 51.454
puandan tamamladı. Endeks ise 2008 puan geriledi. Böylece borsanın sadece iki
günlük kaybı yüzde 6.56 düzeyinde gerçekleşti.
Dolar 1.52 TL’yi aştı
Bu arada paritenin de desteğiyle dolar değer kazanırken, uluslararası
piyasalarda sert kayıplara uğrayan avro TL karşısında daha sınırlı yükseliş
gösterdi. Dolar dün 2010 yılının en yüksek seviyesi olan 1.5240 TL’den günü
tamamlarken, Avro sınırlı bir çıkışla 2.0830 TL’ye ulaştı. Döviz piyasasında son
günlerde hızlanan yabancıların alımları dün artarak devam etti.
Piyasa oyuncuları yükselişte yabancı yatırımcıların son bir haftada yaptığı 1
milyar doları aşan dolar alımlarının etkili olduğunu belirtip, “Ancak bu sadece
Türkiye’ye özel bir durum değil. Tüm gelişmekte olan ülke para birimlerinde
benzer şekilde sert değer kayıpları yaşanıyor. Bu nedenle gerek para birimi,
gerekse hisse senedi piyasaları anlamında gelişmekte olan piyasalar daha fazla
kayba uğradı” diye konuştu.
Bono faizleri ise global fırtınadan etkilendi. Özellikle bir Türk bankasının
yaptığı yüklü bono alımları yüzünden faiz oranlarında çok zayıf yükselişler
gözlendi. Global kaosa rağmen piyasanın gösterge tahvili günü sadece 0.02 puan
yükselişle 9.06 puan seviyesinden tamamladı.
Bankacılar ‘eğer bu Türk bankası bu tutarda bir alım yapmasaydı faizde de hızlı
bir çıkış görebilirdik” değerlendirmesinde bulundu.
IMF umudu azaldı
Bir Türk bankasının yüklü alımlarıyla bono faizlerinde yukarı gidişin
önlendiğini söyleyen bir bankacı ise “Hala IMF beklentisi kullanılmaya
çalışılıyor. Ama hava yurtdışının da etkisiyle bozulmaya başladı. Bu arada
önceki gün Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın açıklamaları da IMF işinin
erteleneceği görüşünü kuvvetlendirdi ve olumsuz etki yarattı. Ancak dünkü hızlı
çöküşte IMF’den ziyade global piyasalardaki bozulma etkili oldu. Yurtdışına
bağlı olarak Türkiye’nin önceki gün 200 civarındaki CDS’leri bugün 225’i gördük.
Eurobond tarafı da çok iyi değil” dedi.
Dolarda 1.5270’e dikkat
Global piyasalarda doların değer kazanmaya başlamasıyla sadece TL değil tüm
gelişmekte olan para birimlerinde de ciddi kayıplar yaşandığını belirten
bankacılar, dolar/TL açısından 1.5270 seviyesinin kritik önemde olduğunu
söyledi.
Önceki gün global borsalarla birlikte hızlı düşüş yaşayan İMKB’de dün de
satışlar hızlanarak devam etti. İMKB için ilk destek seviyesinin 51.500 olduğunu
ve dün ise bu seviyenin rahatlıkla kırıldığını belirten bankacılar, haftanın ilk
günü de bu seviyelerin korunması durumunda daha kuvvetli destek olan 50.000
puanın test edilebileceğini açıkladı.
Avro tepetaklak
Avrupa ülkelerinin ekonomilerine ilişkin artan kaygılar bölgenin ortak para
birimi olan avro’yu da vurdu. Avro, dolar karşısında bazı avro bölgesi
ülkelerinin mali durumu hakkındaki endişeler sebebiyle hızlanan satışlara
paralel olarak 2009 Mayıs ayından bu yana gördüğü en düşük seviyesine gerilemiş
oldu.
Euro dolar paritesi, dün bir ara 1.3650 seviyesini de gördü. Yatırımcıların
yoğun dolar alımları ise dolar endeksini 2009 yılı Temmuz ayı ortasından bu yana
en yüksek seviyelerine taşıdı.
Portekiz’in riski Türkiye’yi geçti
Ülkelerin risk primi olarak da adlandırılan Credit Default Swap (CDS) son dönem
birçok ülkede tırmanışa geçti. Başka deyişle ülkelerin risk primleri arttı.
Çok değil birkaç ay önce Avrupa Birliği üyesi ülkelerin risk primleri
Türkiye’nin çok altında yer alırken, Yunanistan’ın borç batağına girmesiyle
başlayan tırmanış CDS’leri tarihi zirvelere taşıdı. Son verilere göre
Yunanistan’ın risk primi alışta 414 satışta 420’ye çıkarken, Portekiz’in
215/225’e ulaştı. Bu arada son gelişmelerden olumsuz etkilenmesine rağmen
Türkiye’nin risk primi ise 199-201 ile ülkelerin altında kaldı.
Bankacılar halen Portekiz ve Yunanistanın kredi notları Türkiye’ye göre yüksek
olduğuna dikkat çekerek aslında kredi notu ve risk priminin ne kadar doğruyu
yansıttığının tartışılması gerektiğini söyledi.
Dünya borsaları çakıldı
Dünya borsalarında haftanın son günü de sert düşüşler yaşandı. Özellikle borç
batağına saplanan Yunanistan’ı Portekiz ve İspanya’nın takip edeceğine yönelik
kaygılarla bu ülke borsalarında satış ağırlıklı bir gün yaşandı. Madrid Borsası
dün yüzde 1.38, Portekiz borsası yüzde 1.36 düştü. Yunanistan ise kapanışa yakın
yüzde 3.73’lük kayıpla İMKB’den sonra en çok kan kaybeden piyasa oldu.
Gelişmiş ülke borsalarındaki sert düşüşlerde de dikkat çekti. Avrupa borsaları
yüzde 2’leri aşan erime yaşadı

